Ezber Bozan Bakış Açıları 1. Gün

indir (1)Bugün 19’ uncusu düzenlenen Türkiye’nin en büyük İK Zirvesi başladı. Toplam 106 konuşmacı, 76 oturum ve 2 bini aşkın davetli!

Zirve, Iyeoka Okoawo “My Current Anthem” şarkısı ile açılış yaptı. Iyeoka’nın “we have 365 days to change” sözü damgasını vurdu.

Zirve başkanları Didem Gürcüoğlu Tekay ve Alper Utku’nun açılış konuşmasıyla zirve başladı. Zirvenin,  insan kaynakları uzmanlarına değil,  ik liderlerine, organizasyon liderlerine bir liderlik zirvesi tasarlandığı vurguladılar. Yani bu bir liderlik zirvesi!

Zirveden beklentileri ve niyetleri birkaç kişiden öğrendikten sonra aktivist, yazar John Perkins,  “Jeopolitik, Gelecek ve Siz, Eyleme Çağrı!” konusu ile ilk oturum başladı.

John Perkins: ABD ekonomisi başkalarını öldürmek ve soymak üzerine kurulu bir savaş ekonomisi, ölüm ekonomisi. diyerek sosyal medyada konuşulan isim oldu. Dünyanın kaynakları yok ettiğimiz için uyanış, bir bilinç devriminde olduğumuzu belirtti. Yeni kuşağın krizleri, sorunları yaşayarak yetiştiğini bu nedenle bizlerin artık fark yaratmak , iyi bir Dünya yaratmak istediğimizi dile getirdi.

Artık dünyanın büyük bir değişim içinde olduğunu “Kadın liderlere” ihtiyacımızın olduğunu, bunun için erkeklerin de feminen tarafını ortaya çıkarmaları gerekli olduğunu vurguladı.

“Bugün daha önce hiç olmadığı kadar hayatı bir evrensel sorumluluk olarak tanımlamalıyız. İnsandan bütün canlı türlerine de bunu sağlamalıyız. Bu dönem bir evrim dönemi. Bu bir devrim dönemi. İnsan Kaynakları devrimine hoş geldiniz.” diyerek konuşmasını bitirdi.

Ardından “Kutsal Ekonomi” kitabı yazarı Charles Eisenstein konuşmasında devrimin yolu kalpten geçer mesajını verdi. İnsanları ne motive ediyor? İnsan olmak nedir? soruları ile devam etti.  Occupy wall street videosu ile gelişmenin arkasındaki nedenlerini insanların motivasyonu ile ilişkilendirdi.

Birbirimize varlığımızı hediye olduğunu bilirsek motivasyon,sadakat gibi tüm dertlerimiz bitecek.”  “Eğer çalışanlarınız sadece umursuyor gözükmeleri için para alıyorlarsa, bunu gerçekten hissetmiyorlar.”

Özetle, Dünyaya gelmemizin bir amacı var ve bu dünyaya katkıda bulunmak için varız.  C. Eisenstein: “Ben gerçekte neyi önemsiyorum?” sorusu tüm oturum boyunca her zaman  zihninizde dolanarak konuşmaları dinlememizi tavsiye etti.

 3.oturum  Adam Kahane‘ye aitti. Kahane: Zor sorunları çözmek için ne gerekiyor? sorusuyla konuşmasına başladı. Zor sorunları çözmek güçten mi yoksa sevgiden mi geçer?

“Güçten geçtiğini düşünerek yola çıktığını ancak yanıldığını sonra sevgiden geçtiğini düşündüğünü ancak yine yanıldığını zor sorunları çözmenin tek yolu hem güç hem de sevgi den geçtiğini anladığını söyledi.  Gücün yapıcı,üretici hem de yıkıcı,baskıcı bir tarafı var.  Sevginin de hem üretici,canlandırıcı hem de aşık olma tarafı var. Sevgiyi yıkıcı yapan güç eksikliği, gücü yıkıcı yapan sevgi eksikliği.”

Sevgi ve gücü bir arada kullanmak için; 1.farkındalık, 2.güçlü dürtü ve 3.bu ikisi arasındaki dengeyi kurmak olduğunu söyleyerek sevgi-güç ikilisinin formülünü verdi.

Zirve boyunca konuşmacıların kitapları için çeşitli yarışmalar düzenlendi. Oturum arasında twitter üzerinden imzalı kitap yarışmasını kazandım ve kazandığım kitabı da zirvede olan ik bloggerı bir arkadaşıma hediye ettim. 🙂

Aranın ardından Profesör Alex Haslam, Liderliğin Yeni Psikolojisi üzerine konuştu.

Alex Haslam: Liderlik kişisel kimlik yönetimi olarak görülebilir. 

“Liderlik bizlik duygusu olmazsa mümkün olmaz. Biz diyebilen liderlere ihtiyacımız var.” 

“Kendimizi hem birey hem de grup üyesi olarak tanımlamalıyız.” diyerek ik liderlerine ezber bozan bakış açısını anlattı

Konuşmanın özeti: Bireysellikten uzaklaşıp ” biz” duygusunu desteklemeli, gruplara önem vermeli, kibirden uzaklaşmalıyız, liderlik ben olayı değil biz olayıdır.

London Business School Prof. Nigel Nicholson liderliğin  vizyonerlik ile ilgili olduğunu insanların göremediğini görüp onlara yardım etmenin liderlik olduğu görüşündeydi.

Nicholson: Eğer insanların değişmesini istiyorsanız tek bir şey yapın sadece yeni bir vizyon verin! İnsanlara yeni bir vizyon vermek insanı değiştiren tek şey!

Nicholson’a göre liderliğin de bir formülü var. Liderlik formülü: doğru yer, doğru zaman, doğru adım ve doğru kişi olmak. İnsan Kaynaklarının bir diğer görevi lider adaylarının vizyonunu geliştirmek.

Ocak ayında çok ünlü bir makale olan Sonuç Alıcı Liderlik’ten yararlanarak liderlerin içinde 6 farklı liderlik tarzı barındırdığını blog’umda yazmıştım. Nicholson’un dediği liderlik tarzı güven verici liderlikti. Bu tarz liderler bir vizyon belirtir, ortaya standartlar koyar ve insanlara çalışmalarıyla grup hedeflerini nasıl ileriye götüreceklerini bildirirler.

Liderlere 5 temel ilke paylaştı.

1. Otantik liderlik her zaman işe yaramaz.

2. Merkezci olmamak

3. Ekip olabilmek

4. Dışarıya bakabilmek

5. Hikayeler anlatabilmek

Sonraki ana oturum da Profesör Haridimos Tsoukas sahnedeydi.

 “Çalışanlarınızdan en iyi verimi mi almak istiyorsunuz? Kişileri değil, ilişkileri yönetin!” diyerek konuşmasına başladı.

İlişkileri yönetirken empati kurmak ve bakış açısını askıya almak gerektiğini, ben senin için, ekip için ne yapabilirim? sorusu sorulmasını, benmerkezci değil, başkaları merkezci olmanın lazım olduğunu dile getirdi.

Sizce de bu bakış açısı fedakarlık ve özveri gerektirmez mi? yani daha çok kadın liderin var olabilmesi ezber bozan bakış açıları ortaya çıkarma da katkı sağlamaz mı? Bence kesinlikle sağlar.

Öğleden sonra zirve, bu soruya cevap veren bir panel ile başladı. Konu: Türkiye’de İş Yaşamında Kadınların Varlığı idi.

Yönetimde kadının varlığı nasıl maksimize edilir? sorusuna yanıt arandı. Ancak bu panelde konuşmacıların çoğu, ellerindeki ve  Lean In kitabında yer alan araştırma sonuçlarını söylenince bence yönetimde kadının varlığı nasıl artırılır sorusuna yanıt aranmaktan ziyade yönetimde neden kadın olamadığına dair cevaplar verildi. Facebook Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Sheryl Sandberg’in yazdığı Lean In kitabı bu konu için muazzam bir kitap.

Panel konuşmacıları: Didem Gürcüoğlu Tekay, Hande Yaşargil, Muzaffer Akpınar,Lale Saral Develioğlu, Melsa Ararat ve Deniz Uzunçarşılıoğlu .

Melsa Ararat: Türkiye’nin en büyük şirketlerini yöneten kadınların sayısı 270 kişi olduğunu ancak  70 kadın yöneticinin 20’si bağımsız direktör, 70’i akraba ilişkisi olanların olduğunu söyledi.

Hande Yaşargil: İş hayatında kadın ve erkeklerin bir arada daha etkili çalıştığı ortamlara ihtiyaç var.

Muzaffer Akpınar: Hayatımız çok zor ve ikiliklerle dolu. dişil ve eril özellikleri bir araya getirmemiz lazım.

Deniz Uzunçarşılıoğlu: Eczacıbaşı Topluluğu’nun, kadın ve fırsat eşitliği uygulamalarına değindi ve bünyelerinde %33 kadın çalışan olduğunu açıkladı.

Lale Saral Develioğlu: Bu programdan sonra ilk kez bir bağımsız yönetim kurulu üyeliği teklifi aldığını duyurarak panel konusunun aslında ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Panel bittikten sonra katılımcıların fikirleri alındı. İpek Aral Kişioğlu: “Kadınlar birlikte hareket etmeli, rakip değil kardeş olmalı!” diyerek kadınların kadınlara da engel olabildiği gerçeğine de gönderme yapmış oldu.

Ardından  Liderlik ve Yetenek Yönetimi Uzmanı John Mattone ile devam etti. Konusu ise son zamanların en önemli konusu: Yetenek!

Mattone, insanları geliştirmek için uygun ortamı ne kadar yakalıyorsunuz?, performans değerlendirmesini ne ölçüde yapıyorsunuz? diye bir soru yöneltti hemen ardından  360 derece değerlendirmenin önemine vurgu yaparak salondaki kaç kişinin uyguladığını sordu birkaç kişinin elini görünce üzüldü. Hala gelişmemiz lazım!

Şirketlerde 360 derecelik değerlendirme ve objektiflik çok önemli olduğunu altını çizdi. Bununla birlikte yetenek yönetiminde CEO’ların problemine de değindi.

John Mattone: CEO’ların karşılaştığı en büyük derdi geleceğin liderlerini nasıl seçeceğiz ve geliştireceğiz  sorusuna yanıt aramak.

Sıra dışı ve keyifli sunumlara imza atan Tanyer Sönmezer : Ya lider aramızdan hepimiz ise? konuşmasına “What if God was one of us” şarkısından esinlendiğini söyledi. Çok güzel alıntılar yaparak sunumu renklendirdi Bence en güzeli paylaştığı Afrika Deyişi idi.

“Eğer hızlı gitmek istiyorsan yalnız git. “Uzağa” gitmek istiyorsan birlikte.” (Afrika Deyişi)

Bazen insanın elindeki harita önemli değil, onunla hangi yönde çalıştığınız önemli diyerek ezber bozan bakış açısına vurgu yaptı. Etkili sunum yapma konusunda kendisi idolümdür. 🙂 Sönmezer, sunumun da oyuncu İlker Ayrık’la salonda ufak bir süpriz yaptı. Bireysel ve kolektif liderlik kültürü konuşmanın ana konusuydu. Tanyer Sönmezer Y3’ü (Y3;YÖN, YÖNDEŞLİK, YEMİN) uygularsak kolektif kültüre ulaşabileceğimizden bahsetti. Linkten sunuma ulaşabilirsiniz. http://www.slideshare.net/tanyer/tanyer-sonmezer-ik2014 …

 Konuşmacı, Yazar, Sosyal Medya Stratejisti Laurie Ruettimann İnsan Kaynakları Nasıl Sevilir? konusuyla konuşmasına  başladı.

İnsan Kaynakları Nasıl Sevilir?

1.İşinizi sevmek ve sevilmek için evrim geçirmeniz, içinizden gelmesi lazım.

2. işinizi gerçekten sevmeniz gerekiyor.

3.İK’yı sevmiyorsanız farklı bir alana geçin.

Kısa bir konuşmanın ardından Laurie Ruettimann: Buraya gelip İK hakkında konuşmak için 10 bin km yol katettim. Hepinizin yeteneklerine inanıyorum! diyerek  konuşmasını noktaladı.

Profesör,Conscious Capitalism Inc. Kurucu ve Ortak Başkanı Raj Sisodia ‘nın konusu: Bilinçli Kapitalizm Çağında İş için Yeni Gerçekler

Kapitalizm, etik ve yoksulluk konuşmanın ana konularıydı. Kapitalizmi ezber bozan bakış açısıyla,iyimser bir üslup kullanarak konuşmasını sürdürünce sosyal medyada katılımcıları kapitalizm konusunda kuşkuya düşürdüğünü okudum. Sisodia, insanların amaç, neden aramaya yöneldiğini ve  kar amacı gütmeyen kurumlara rağbet ettiğine değindi. Geçmiş yüzyıllara göre gittikçe daha fazla şuur sahibi ve akıllı olduğumuzu vurguladı. Örnek olarak çocuk işçiliğinin azalması, kadınların oy verme hakkı ve kölelik konusuna değindi.

Sisodia: Sorunlarımız büyük, ama bilincimiz de büyük. Tek bir sınırsız kaynak var o da içimizdeki kaynak! Bu dünyada ki tek sınırsız kaynak insanın içinde şefkat ve özgünlüğüdür.

Son konuşmacı  Ekvador Cumhuriyeti Mutluluk Ekonomisinden Sorumlu Devlet Bakanı Freddy Ehlers Zurita sahneye çıkınca ilk birkaç dakika sessizlik istedi. Çünkü bütün müziğin sessizlikten geldiğine inanıyor.

 Freddy Ehlers Zurita: Bütün müziğin sessizlikten geldiğine inanıyorum. Ama dünya gürültü ile dolu. 

Zurita, Ekvador Cumhuriyeti dünyada doğanın hakkını içeren ilk anayasayı hayata geçirdi. Bir bakan olarak değil de şapkasıyla Atatürk’e selam gönderen insan olarak ezber bozan bir bakış açısı yarattı. Özetle Mutluluk Bakanı, gönülleri fethetti.  Zurita, mutluluk bakanı olarak her alanda,bakanlıklarla bir şey yapmaya çalıştığı için bence ik cıların arasında. Ne de olsa çalışma prensibi benzer. Bir ülkenin yapması gereken şey vatandaşına mutluluk vermektir. diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Reklamlar

Ezber Bozan Bakış Açıları 1. Gün” üzerine 2 yorum

  1. Geri bildirim: İK Blogger’ların Gözünden “MCT İnsan Kaynakları Zirvesi 2014″ « Gökhan Yılmaz

  2. Geri bildirim: Sahne Senin Varlığınla Fark Yarat | Mühendisin İK'sı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s