İŞVEREN MARKASI ZİRVESİ (EMPLOYER BRAND SUMMIT) 2015

12 Ekim 2015 Pazartesi günü Boğaziçi Üniversitesi’nde İşveren Markası Zirvesi gerçekleştirildi. Birçok İK Bloggerını ve tanıdık isimleri uzun bir aradan sonra görme fırsatım oldu. Simon Barrow ile günün ilerleyen saatlerinde gerçekleştirilen özel oturuma katılan İK Bloggerları oldu. Kendilerine bu oturumun detayı ile ilgili bilgi paylaşımlarını beklediğimi iletmek istiyorum. (Ben olsam paylaşırdım. 🙂 )

Zirveye gelemeyenler de unutulmadı. Gün boyunca Periscope’tan canlı yayın ve sosyal medya üzerinde çeşitli paylaşımlar yapıldı. Sosyal medyadan söz etmişken Twitter’da https://twitter.com/EmployerBrandST hesabından yapılan anket çalışmalarını beğendim. Sorulan soruların çoğu katılımcıların beklentilerine yönelik oldu. Anket sorularını görmek için tıklayınız.

SIMON BARROW

12166610_10153746710053846_1697053730_n

Merakla beklediğim işveren markası kavramının yaratıcısı Simon Barrow’un oturumu hiç bitmesin istedim. Murat Yeşildere ve katılımcıların sorduğu sorularla güzel bir oturum oldu.

İŞVEREN MARKASI FİKRİNİN DOĞUŞU

Simon Barrow: Procter & Gamble tarafından 1931 yılında geliştirilen marka yönetimi, o zamandan beri temel bir disiplin olarak benimsenmiştir. Bu düşünme biçimini işveren marka deneyimine uygulamak için neler yapılabileceğine bakmak bana mantıklı geldi.

İşveren markası düşüncesi bakımından Colgate’in kendisine bir markayı oluşturan tüm unsurları yönetmek için gerekli olan teori ve pratiği kazandırdığını söyledi. Simon Barrow, doğru işveren markasını konuşmasında şöyle tanımladı: Doğru işveren markası mutlaka fark edilir, kabul edilir ve müşteri çeker. İşveren markasının, tüketici pazarlaması ile aynı disiplinde olduğunu ifade etti.

Doğru bir işveren markası sürecinin bileşenleri nelerdir? Sorusuna Simon Barrow cevabını şöyle sıraladı:

“Birincisi, çalışmalara üst yönetimden başlanılması gerekir. Üst yönetimi ikna etmeli, onları sürece dahil etmeli. CEO ile hissedarların uzlaşmacı olmalı.” Üst yönetimin katılmadığı bir işveren markasının hayata geçirilme olasılığının az olduğunu dile getirdi.

“İkincisi, iki temel soruya yanıt verilmeli. İnsanlar neden sizi seçiyor? Çalışanlar neden burada kalıyor? Bu sorularının doğru cevaplarını alabilmek içinde çalışanların fikirlerini rahatça söyleyebileceği bir ortam yaratılmalı.”

Simon Barrow: İnsan odaklı şirketlerin işveren markasını başarılı bir şekilde yürütme olasılığı daha yüksek.

İnsan Kaynakları tarafından işveren markasının yönetilmesi gerektiğini, İnsan Kaynaklarının disiplinler arası bir çalışma içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bununla birlikte İnsan Kaynaklarının risk alabilir bir yapıya sahip olması, üst yönetime karşı dik bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.

İşveren markasının mevcut çalışanları ile başladığını ve mevcut çalışanı elde tutmanın yeni bir çalışanı kuruma dahil etmekten çok daha önemli olduğunu vurguladı.

*** Özetle, üst yönetim, pazarlama ve insan kaynaklarının işbirliği doğru ve güçlü bir işveren markasının oluşmasında çok önemli. Üst yönetim sürece dahil olmaz, destek vermez ve kaynak sağlamaz ise bir işveren markası yönetimi başarılı olamaz. Bununla birlikte İnsan Kaynaklarının çalışmalarını, projelerini üst yönetime pazarlayabilmeli, ikna edebilmeli, disiplinler arası çalışmalı, yönetimden destek almalı ve insan odaklı bir çalışma prensibi ile çalışmalı.

(Tabi bu özeti okuyan çoğu insan kolaydı yönetimi ikna etmek hem onca işimiz var bununla mı uğraşacağız diyebilir. Zirveye gelip bunu diyen katılımcılarda oldu.)

Simon Barrow’un anlatımıyla işveren markasının doğuşunu okumak isterseniz paylaştığım linkleri tavsiye ederim.

FİNANSBANK, HAKAN ALP

Hakan Alp, Star Wars temasıyla sunuma başladı. Biraz Y kuşağı ve Z kuşağına değindikten sonra (ben bu konuyu teğet geçiyor, kendilerini sürekli her gittikleri etkinlikte bizden dinleselerdi ne düşünürlerdi diye de ayrıca merak ediyorum.) George Lucas’dan bahsetti.

12167631_10153746904838846_1422561078_n

George Lucas’ın filmlerinin başarısına dikkat çeken Hakan Alp, başarıyı iki madde ile sıraladı:

  1. Hedef kitlesinin beklentilerini anlamak,
  2. Yenilikçi, cesur, inançlı ve istikrarlı olmak.

Finansbank, bankacılık sektöründe en çok tercih edilen marka olduğunu söyleyen Hakan Bey, bunu doğru bir işveren markası çalışmasıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. Peki, ne yapıyorlar ?

  1. Adayları Finansbank’ı seçmelerini sağlamaya çalışmak ilk koşulları. Adaylara nasıl yaklaşıyoruz? Neden bizi seçsinler? sorularını kendilerine soruyorlar.
  2. Adaylar çalışanımız olduktan sonra ne yapıyoruz? sorusunu soruyorlar. Hakan Bey, Y kuşağı için en büyük riskin çalışan olduktan sonra başladığını dile getirdi.

“Y kuşağı bir şeyi 18 ay yaptıktan sonra yeni arayışlar içerisine giriyor. Çünkü yosunlaşmak istemiyorlar. ” diyerek çalışana yatırımın önemini vurguladı.

  1. Beklentilere, tercihlere uygun yaklaşımlar yarattıklarını söyledi. Çalışanlara özel araştırmalar yaptıklarını, döküm değil net içerikli anketler yaptıklarını söyledi.
  2. Herkesin yaptığı çalışmalar değil, kurumunuza uygun yapıda yenilikler, yaklaşımlar yapın. tavsiyesinde bulundu.

Hakan Alp, sunumu boyunca istikrarlı olun mesajını verdi. “ Biz sizi değil, siz bizi seçiyorsunuz. Bizi seçenler arasında biz seçim yapıyoruz.“ cümlesi sunumun vurucu cümlesi oldu. 

L’OREAL, CANAN KARACAN

Son 2 yılda işveren markası yönetimi açısından ciddi bir başarı elde eden L’oreal’in sunumunu da merak bekliyordum. Çünkü Universum 2014 araştırması sonuçlarına göre L’Oréal, hızlı tüketim ürünleri sektöründe dünyanın en ideal 2. işveren markası seçilmişti.

Canan Karacan, işveren markası yönetimi için firmaların kendilerini doğru bir şekilde ifade etmelerini gerektiğini söyledi. Adayların, çalışanlarınızın ve eski çalışanlarınızın işveren iletişimi etkilediğini dile getirdi.

Realta şirketi ile birlikte çalışmalarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Canan Karacan, işveren markası yönetimini ve sürecini nasıl gerçekleştirdiklerini şu şekilde sıraladı:

L'oreal İşveren Markası Çalışması

  1. İlk olarak çalışmaya içeriden, çalışanlardan başladıklarını söyledi. L’oreal çalışanı L’oreal için ne diyor? L’oreal’i nasıl tanımlıyor? Neden L’oreal’de çalışıyorsun? Sorularına cevap aramışlar.
  2. Benzer şekilde adaylara da neden L’oreal? Neden L’oreal’de çalışmak istiyorsun? Sorularını yöneltmişler.
  3. Rekabet analizi ve alınan geri bildirimleri analiz ederek yeniden “anlam” tanımlanması yapılmış. Bütün süreçlere yeniden “anlam” kazandırılmış. Canan Hanım, günümüzde artık çalışanların ve adayların kendileri için anlamlı olan yerlerde ve işlerde çalışma isteğine sahip olduklarını dile getirdi.
  4. Fikirlerin rahatlıkla dile getirebildiği bir çalışma ortamı sunduklarını ve çalışanlarına yatırım yaptıklarını belirtti.
  5. Canan Karacan “Türkiye’de bu sene eğitim bütçemizi %80 oranında artırdık. Ayrıca yönetimde kadınların yüksek temsiliyete sahip olduğu bir şirketiz.” dedi. Bu cümle üst yönetimin eğitime bütçe ayırmasının önemini bir kez daha gözler önüne sermiş oldu.

Sonuç, en iyi işveren markalarının arasında, adayların çalışmak istediği şirketler arasında ve 3 yıl önce turnoverları ortalamanın üstünde iken şu an turnoverları ortalamanın altında.

Waytosay, SEDA HOŞEL KİRAZ

İşveren markasının çalışanlara aitlik hissi vermesi gerektiğini belirtti. Sunumu boyunca yapılan işe anlam yüklemenin çok önemli olduğunu vurgulayan Seda Hanım, konuyla ilgili keyifli bir video paylaştı. İzlemek için tıklayın.

Oturumun mesajı: İnsanın elinden yaptığı işin anlamını alırsanız o işe olan bağlılığını ve sevgisini yok edersiniz.

Zirveyi gerçekleştiren Realta Danışmanlık ve Fuskey’e teşekkür ederim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s