Bu Blog PERYÖN İK Blog Yarışması’nda yarışıyor

Ekran-Alıntısıp

Türkiye’nin insan yönetimi alanında en büyük sivil toplum kuruluşu olarak hizmet veren Peryön’ün 2.İK Blog Yarışması’na Mühendisin İK’sı adlı blogumla ben de katıldım.

Blogumun amacı mühendislik bakış açısıyla insan kaynaklarına dair öğrendiklerimi, deneyimlerimi ve gözlemlerimi paylaşmak. Hem mezun olma yolunda ilerleyen arkadaşlarımın hem de bu alana ilgi duyanların çeşitli fikirler edinmesine katkıda bulunmak ve farkındalık yaratmak için yazıyorum.

Siz de blogum için daha çok kişiye ulaşmama ve farkındalık yaratmama yardımcı olmak isterseniz son gün 26 Ekim. http://www.peryonkongre.com/ik-blog-odulleri_2014/oylama.html

Doğru Soruları Kullanma

Kendini ifade etmek, anlaşılmak çoğu insan için önemlidir. Kendini ifade etmek kadar karşındaki kişinin senden beklentilerine karşılık vermek, hayata bakış açısını anlamak da önemlidir. Anlamak için peki ne gerekir? Empati kurmak mı?

Bana göre empati kurmadan ve yargılamadan önce karşındaki insanı anlamak için doğru soruları sorabilmek önemlidir. Genellikle kapalı uçlu sorularla sadece kendimizin anlaşılıp anlaşılamayacağını anlamaya çalışırız. Cevap kısa ve nettir. Evet veya Hayır. Amaç sadece kendimiz için geri bildirim alabilmektir.

Çoğunlukla kapalı uçlu soruları hayatı kestirmeden yaşamak, koşuşturmacaların içinde kendi değerli zamanımızı kaybetmemek için kullanırız. Karşımızdakini ya onaylarınız ya da aynı fikirde olmadığımızı anlatırız. İletişim kurmaya çalışırken karşımızdakiler anlamadıklarını ya da ifade edemekleri şeyleri iletişim kurmaya fırsat vermediğimizden açıkça söylemek yerine kapalı uçlu sorularımıza evet deyip geçebilir. Sonra da anlamıştı neden istediğimiz gibi değiliz diye düşünüp durursunuz. Bir de fikirleri onaylatma soruları vardır. Değil mi? sorusunun cevabı genellikle “evet”tir. Kapalı uçlu soruları etkin iletişim kurmak için değil, duymak istediğimiz soruların cevaplarını almak için hayatımızda daha çok kullanırız.

Peki iletişimde hangi soruları kullanmak daha faydalı olur? Cevap, açık uçlu sorular. Üstelik bu tür soruların cevaplarında kısıtlayıcı bir mesaj yoktur, 5 N,1K sorularına cevap verir ve olayları doğru analiz etmemize yardımcı olur. “Bu konu hakkında sen neler düşünüyorsun?”, “Bu işi tekrar yapsaydın hangi bölümlerde değişiklikler yapardın?” gibi sorular sorarak iletişim kurmak istediğimiz kişilerin cevaplarını verirken kendi düşüncelerini de paylaşmasına fırsat veririz. Bu soruların arkasından gelecek cevaplar birçok bilgiye ulaşmaya ve farklı bakış açısı kazanmamıza yardımcı olur. Olaylar hakkında ön yargıları aşarak daha net sonuçlara ulaşabiliriz. Daha doğru kararlar alabiliriz.

Sadece soru sormakta yeterli değil nerede,ne zaman hangi soruları soracağımız ve aldığımız cevaplar da fark yaratır. Kısaca herhangi bir konu hakkında açık uçlu sorularla bilgi edinmeye çalışırsak, konuyu,olayı yorumlarken yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmış oluruz.  Umarım bu yazı hayatınızda daha az ön yargılı davranmanız ve daha çok açık uçlu sorular sormanıza vesile olur.

HAFTANIN SÖZÜ

Resim1